Blog da yenilendi

20 August 2009 • ertugrul

Aw olarak bir kimlik yenileme aşaması içindeyiz. İlk etapta yaptığımız işleri sergilemek için portfolyo sayfamızla başladık bu inşaaya, şimdi de blog tasarımını bu yeni kimliğe adapte ediyoruz. Bir kaç özellik (yorum gibi) şu anlık yok. Ama en kısa sürede eklenecek. Onun dışında tüm gezginlerde testler yapıldı ve elbette, IE6 dışında, %100 aynı gözüküyor.  IE6′daysa çok fazla dağıtmıyor. Tüm dünya için iyi haber ise Temmuz ayı itibariyle IE6 kullanımının %15.21′e düşmesi. Bu hızla bir kaç aya kalmaz sıfırlanır ve IE5.5′in yanına taşınır diye umuyorum.

Daha ayrıntılı istatistikleri W3 Counter‘ın sayfasında bulabilirsiniz. İstatistikler W3 Counter kullanan siteleri içerse de tüm dünyayı kapsaması bakımından yeterli genişlikte bir örneklem uzayına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Yani dünya genelinde yapılacak toplam bir istatistik de çok değişik sonuçlar vermeyecektir.

Belirtmeyi unuttum, aw BLOG teması da %100 ev yapımı :)

Akışkan Kristallerle Görüntü (LCD) Yazısı

2 January 2009 • ertugrul

24 Nisan 2007 tarihinde PCLabs’da yayınlanan makalenin tamamına PCLabs’dan erişebilirsiniz:

Televizyonların tek renkli veya siyah beyaz (aslında arayı dolduran gri tonlara haksızlık ediliyor bu tanımla) olduğu dönemlerden çok sonra dünyaya geldim fakat benim gördüğüm televizyon teknolojileri bile eskidi artık. Ben bile artık televizyonu TV kartımla seyrediyorum. Fakat tabii ki yazı televizyonların evrimi ile alakalı değil.

Devamı…

Çok Çekirdekli Dünyalar

ertugrul

30 Kasım 2006′da PCLabs’da yayınlanan makalenin tamamına PCLabs’dan erişebilirsiniz:

Dual-Core yani çift çekirdekli işlemciler genel manada yeni yeni kullanıma başlasalar da arkasına aldığı teknolojiler çok uzun zamandır tartışılan ve geliştirilen teknolojiler. Şu anda anladığımız mantalitede bilgisayarın icad olmasından beri kafa yorulan sorular ve çözümler var. Ve dahası Dual-Core’dan daha fazlası artık hayatımızda: Quad-core(dört çekirdekli) ve yıllar geçtikçe firmalar daha fazla işlemci çekirdeğini aynı yere sığdırmaya çalışacaklar.

Makale boyunca bana ilk duyduğumda garip gelen ve bilgisayarla yeni tanışmış okurlara da uzak durabilecek terimleri açıklamaya çalıştım. Ama açık olmayan yerler olursa lütfen forumlarda sorun cevaplayalım.

Çok çekirdekli işlemcileri açıklamaya çalışırken önce işlemcilerin nasıl çalıştığından bahsedeceğiz .Ardından çok çekirdekli işlemci ne demek, çoklu iş görme, vb konulara açıklık getirmeye çalışıp, günümüzde var olan çok çekirdekli işlemciler ile beraber firmaların yakın ve uzak zamanda çıkarmayı düşündüğü yeni işlemcilere de göz atıyoruz. Yer yer bu teknolojinin verimliliğini tartışıyoruz. Umarız güzel bir araştırma olmuştur.

Devamı…

WiMAX: Geniş Menzilli Yeni Ağ Standardı

ertugrul

12 Haziran 2006′da PCLabs’da yayınlanan makalenin tamamına PCLabs’dan ulaşabilirsiniz:

Yakın zamanda hayatımıza yeni bir kavram daha girecek. Belki kimilerimiz tanışmılardır bile: WiMAX. Bu yeni teknoloji kablosuz uygulamalarda yeni bir çığır açacak. Hem kablosuz hem de geniş bant internet imkanı sunacak. Belki cep telefonlarında da yerini alacak. Bir umut gelişmekte olan ülkelerin teknoloji alanında diğer ülkelere yetişmesini sağlayacak. BU yazıda WiMAX teknolojisinin üzerine eğiliyoruz.

WiMAX, MAN gibi geniş kapsamlı ağlar için geliştirilen teknolojilerin uygunluğunu belirleyen standartlar topluluğudur. Açılımı, Worldwide Interoperability for Microwave Access’dir. WiMAX forumu, yeni kablosuz ağ standardı IEEE 802.16 ve HiperMAN standartlarına uygun üretilen donanımların bu standartlara uygunluğunu onaylayan bir kurumdur. Kurum aslında onaylamanın da ötesine gidip çıkan engellerin aşılması için yeni fikirler de üretmektedir. Yukarıdaki terimleri yazının ilerleyen bölümlerinde açıklayacağım.

Devamı…

Blu-ray Disc (BD) Nedir?

ertugrul

30 Mart 2006′da PCLabs’da yayınlanan makalenin tamamına PCLabs’dan erişebilirsiniz

Veri depolama ve taşıma son zamanların en büyük sorunu. Gün geçtikçe veri miktarı artıyor ve aynı oranda artan veriler hafızalara sığmıyor. Artık dosyalar sadece metin tabanlı da değil. Günlük hayatımızda video, resim, ses dosyaları vazgeçilmez durumda ayrıca kaliteleri de artmakta.

Daha kaliteli dosya daha fazla tanımlama bilgisi demek. Daha fazla tanımlama bilgisi de daha fazla boyut demek. Büyük boyutlu dosyalar önceden CD’lerle kolayca taşınabilirken artık yüksek kalitede bir film zevki için DVD’ler yeterli değil.

DVD’ler veri taşıma kapasitesi ile herkesin gözdesi durumunda. Bir anda 4.5 GB veriyi yedekleyebilmek büyük avantaj. Ama artık bu teknoloji de yeterli değil. Zira Şu anda elle tutulur büyüklükte bir sabitdisk 40-60 GB dolaylarında. Bunun ortalama 10 GB’lık kısmının sistem ve program dosyalarından oluştuğunu varsayarsak devamlı dolan sabit disklerimizin boşaltılması için DVD’ler yetersiz gelmekte.

Ve bu aşamada imdadımıza Blu-ray diskler yetişiyor. Tek katmanda 25 GB (çift katmanda 50 GB) veri saklama özelliğiyle Blu-ray diskler yeni gözdemiz olacaklar. Peki nedir bu Blu-ray diskler? Neden bu kadar yüksek bir kapasiteye sahipler? Ne kadar zamanda yaygınlaşacaklar?

Devamı…

Internet Explorer’da z-index problemi ve çözümü

7 September 2008 • ertugrul

Tasarımcıların korkulu rüyası Internet Explorer’ın hatalarından birine rastgeldim bugün. Tek isteğim j-query kullanarak basit açılır menüler yapmaktı. Firefox’da mis gibi çalışan kod Explorer 6 da dağıttı. Temelde bu işlem gizlenmiş bir elemanın “display” özelliği değiştirilerek kolaylıkla yapılıyor. Menünün herşeyin üstünde çıkması için ise “z-index” özelliği diğer tüm elemanlardan yüksek olmalı ve tabii ki menünün yan tarafta açılması için “postition” özelliği “absolute” olmalı. Sorun, menünün üstte açılması gereken yerin tam altında bir başka bir “absolute” ile pozisyonlanmış bir elemanın olması. Aslında aynı sorun “relative” ile pozisyonlanmış elemanlarda da oluyor. Explorer bu elemanların hepsine kafadan bir “z-index” vermekle kalmıyor, bir de ebeveyn elemanın “z-index”ini çocuk eleman ne kadar yırtınsa da geçemiyor. Ebeveyn eleman başka bir elemanın altındaysa yani, sizin çocuk onların altında kalıyor. Neyse sorun şu yani:
okuzplorerokuzu Internet Explorerda z index problemi ve çözümü

Aynı sorun Explorer 7′de de devam ediyor. Çözüm için biraz araştırma yaptığımda sunulan çözümlerin çoğunun çalışmadığını gördüm. Türkçe bir yerde vardı sorun onda da çözüm yoktu. Çözüm için ilk akla gelen şey, üstte gözükecek elemana hayvani bir “z-index” vermek. Ama bu, dediğim gibi, ebeveyn elemanın baskın olmasından dolayı patlıyor. Yani buna ek olarak, ebeveyn elemana da hayvani ama çocuk elemandan daha fazla olmayacak bir “z-index” verilmeli. Mesela çocuğa 9999, ebeveyne 9998 gibi. Umarım yardımcı olur.

Orijinal çözümü şu sayfada verilen yorumların birinde gördüm.

ENGLISH VERSION:
In order to overcome z-index problem in Internet Explorer, one should give the element which sould appear on top a high z-index. This may not work, however if the element is nested in another element which is absolutely or relatively positioned. Thus one should also give the parent element a high z-index, not higher than the child element of course. Original solution is mentined in here among the comments.

Silverlight’ın ışığı ne kadar parlak?

14 August 2008 • ertugrul

Mikisoft Gümü şışıkNette gezinirken NBC’nin olimpiyat sitesi hakkında bir habere takılarak Microsoft’un Flash rakibi Silverlight hakkında bayağı bir bilgi edinme fırsatım oldu.

İlk çıktığı zamanlarda çok da önemsememiştim aslında ama sanırım Microsoft bu programın yitip gitmesine izin vermeyecek. Zaten en dandik projelerin bile arkasında duruyor. Öyle olmasa hala Internet Explorer‘ın gelişimine devam etmezdi :) .

Silverlight doğrudan Adobe ile yarışıyor. Visual Studio desteği ile biraz Flex‘imsi bir yapıya kavuştu. Python gibi dilleri de destekliyor. Üstelik üşenmeyip Mozilla ve Safari için de plug in desteğini vermişler. Bir taraftan da linux için Moonlight sürümü mevcut. İşin gerek kod gerekse tasarım kısmı da Expression Studio ile kontrol altına alınıyor. Ama bence bunlar hâlâ yeterli değil ve eğer Microsoft mazisini tekrarlayacaksa korkarım bu eksik haliyle tasarımcıların korkulu rüyası olmaya devam edecek.

İşte beş sebep:
1) Her ne kadar Expression Studio ile tasarım kısmı desteklense de, tasarımcılar Adobe ürünlerine öyle aşina ki Adobe = tasarım gibi bir felsefe oluşmuş durumda. Zaten Expression Studio’da da bu durum göz ardı edilmeyerek Adobe Photoshop’dan içe aktarma sunulmuş. Fakat elbette bu destek Adobe’un kendi ürünleri arasındaki entegrasyonun yanına bile yaklaşmıyor. Zira Adobe Illıstrator’dan bir öğenin Flash’a aktarılması için basit bir sürükle bırak hareketi yeterli oluyor. Bu durum Expression Design’ı en az Illustrator kadar iyi yapmakla aşılmaya çalışılmış. Fakat elbette yeterli değil çünkü,

2) Tasarımcılar sırf yeni bir ürün çıktı diye ezberlerini bozmayacaktır. Bozmaları ancak o ürünün göz ardı edilmeyecek kadar yaygınlaşmasından sonra olur. Zaten bu yüzden herkes Internet Explorer 6 için uyumluğa kasıyor. En azından bazılarımız tabii ;) . Elbette Microsoft bir şeyi yaygınlaştırmak istiyorsa bunu çatır çatır yapar. Örnek: Vista. DirectX 10‘u sadece Vista’ya çıkarıp zamanın en süper oyununa da (Crysis) bunu empoze ederek herkesi zorladı. Elbette ayak direyenler oldu ama onlar tıpkı Linux kullanıcıları gibi bir avuç kahraman olarak kalacaklar.

3) Eğer tasarımcıları erken kandırmak istiyorlarsa bu işi öğrenme eğrileri dehşet derecede dik olan araçlarla yapmalılar ki sanırım bu konuda biraz sınıfta kaldılar. Zira tasarımcılar için Expression Design çok kolay öğrenilebilecek bir program olsa da, asıl iş uygulama katmanında bitiyor. Yoğun tasarımlı ve yoğun uygulamalı projeler için Expression Studio yeterli olmayabilir. Mesela 3B olayında çok iyi destek olsa da piyasadaki Flash plug-in’lerinin karşılığı Silverlight’ta yok. Olsa da açık kaynak olacağını sanmam. Örnek olarak Internet Explorer 7 için yazılan eklentiler ve Firefox için yazılan eklentilerin karşılaştırılması yeterli olacaktır.

4) Firefox ve Safari için destek olsa da, Safari’yi bilmiyorum ama Firefox için eklentinin doğru dürüst çalıştığını görmedim. Hatta NBC’nin Olimpiyat sitesi bile Explorer’da çalışmadı. Opera’ya destek verilmemesi mantıklı gelebilir, fakat en azından Firefox’a verilen destek çok daha iyi olmalı.

5) Kendi başına çalışan Silverlight uygulaması görmedim. AIR ve Apollo bir yana, Flash’ın localhost‘da testi çok rahat oluyor. Fakat aynı esnekli sanırım Silverlight’ta yok.

Tabii ki bu 5 maddenin ülkem geliştiricileri için çok bir önemi yok. Maalesef çoğu firma projelerinde Explorer’dan başka gezgin tanımıyor. Dolayısıyla .NET ile iş gören firmalar Silverlight’ı oynaya oynaya kullanacaklardır. Zaten tam bir mühendislik oyuncağı. Yaygınlık ise Windows ile otomatik olarak sağlanacaktır.

Microsoft’un en azından bu sefer tasarımcıları yanına alması dileğiyle.